Ahmet Davutoğlu soruşturması Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaret iddiasıyla açıldı ve yaklaşık dört buçuk yıl önceki bir konuşmaya dayandırıldı. Bingöl’de sarf edildiği belirtilen sözler yolsuzluk ve yakın çevre zenginleşmesi eleştirisi taşıyordu. Konuşmanın neden şimdi dolaşıma girdiği kamuoyunda ayrı bir soru olarak duruyor. 7 Eylül’de yazılı bir açıklama bekleniyor. Aynı dönemde Üsküdar’da meclis aritmetiğini değiştiren gözaltı haberleri de masadadır.
Bu siyasi soruşturma yalnızca bir kişi dosyası değil parti içi hesaplaşma okumasına da açılıyor. Davutoğlu’nun bir dönem başbakanlık ve dışişleri koltuğunda oturduğu İbrahim Kalın ve Hakan Fidan gibi isimlerle geçmiş bağının hatırlatıldığı yorumlar var. 12 Eylül’deki düğün takvimi ile olası görüşme iddiaları spekülasyon düzeyinde duruyor. Yargıya güvenin düşük olduğu anket cümleleri dosyayı hukukun ötesine taşıyor. İlk bölümün ardından soruşturma zemini yerel gerilim yargı güveni enflasyon sapması ve kurumsal sonuçlar ele alınacaktır.
Eski konuşma neden bugün dosya oldu
Soruşturmanın dayanağı 2005 tarihli hakaret maddesi olarak anlatılıyor. Maddenin yazıldığı dönemde cumhurbaşkanlığı tarafsız makam diye tarif ediliyordu. Bugün aynı makam parti genel başkanlığıyla birleşik duruyor. Birleşik duruş eleştiriyi hukuken daha riskli hale getirir. Riskli hale gelen eleştiri siyasetin doğal rekabetini daraltır. Daralan rekabet Ahmet Davutoğlu soruşturmasını sıradan bir hakaret dosyası olmaktan çıkarır. Çıkan dosya zamanlama sorusunu büyütür.
Zamanlama sorusu üç ayrı okuma doğurur. Birinci okuma eski kadroların tasfiyesidir. İkinci okuma olası bir barış kapısının kapanmasıdır. Üçüncü okuma gündemi başka başlıklardan kaydırmaktır. Üç okuma da kanıt değil yorumdur. Yorum kanıt yerine geçince kamuoyu gerilir. Gerilen kamuoyu yargı kararını peşinen siyasi sayar. Siyasi sayılan karar hukuku yorar.
Konuşmanın dolaşıma nasıl girdiği ayrı bir sorudur. Dört buçuk yıl sessiz kalan metin bir anda delil gibi durur. Delil gibi duran metin kimin çıkardığını sordurur. Sorulan kim sorusu Ahmet Davutoğlu soruşturmasından bağımsız şüphe üretir. Üretilen şüphe beraat olsa bile leke bırakır. Leke siyasetçiyi yalnızlaştırır. Yalnızlaşan isim parti içi dengeyi de değiştirir.
Eski kadro tasfiyesi anlatısı Abdullah Gül örneğiyle yan yana durur. Yan yana duruş her ihtilafın kopuşla bittiği izlenimini güçlendirir. Güçlenen izlenim ittifak masasını daraltır. Daralan masa seçmeni kutuplaştırır. Kutuplaşan seçmen yargı cümlesini de kamp diliyle okur. Kamp diliyle okunan cümle dosyayı hukuk dersi olmaktan çıkarır. Çıkan tablo kurum yıpranmasıdır.
Yazılı açıklama tarihi 7 Eylül olarak konuşuluyor. Konuşulan tarih Ahmet Davutoğlu soruşturmasını birkaç gün daha spekülasyonda tutar. Tutulan spekülasyon her yeni iddiayı büyütür. Büyüyen iddia savcılığın işini zorlaştırır. Zorlaşan iş ya acele işlem ya uzun bekleyiş doğurur. Her iki uç da güveni zedeler. Zedelenen güven sonraki dosyayı da gölgeler.
Üsküdar aritmetiği neden ulusal tartışma oldu
Üsküdar’da CHP’nin kazandığı süreç itiraz ve gözaltı haberleriyle yeniden açıldı. Sinem Dedetaş’ın tutukluluğu sonrası vekâleten seçimin tekrarlanacağı anlatılıyor. Üç meclis üyesinin gözaltına alındığı ve dört oyluk farkın bu yolla etkilendiği iddia ediliyor. İddia kanıtlanmış hüküm değildir. Hüküm olmadan yapılan okuma siyasi soruşturma dilini belediyeye taşır. Taşınan dil yerel hizmeti ikinci plana iter. İkinci plana itilen hizmet seçmeni yorar.
Gözaltıların seçimden önce gelmesi zamanlama tartışmasını büyütür. Büyüyen tartışma korku iklimi üretmekle suçlanır. Suçlanan taraf işlemi yasal zorunluluk sayar. İki anlatı aynı sokakta çarpışır. Çarpışan anlatı toplumsal uzlaşıyı zayıflatır. Zayıflayan uzlaşı 20’ye 80 diye özetlenen yargı güveni anketini hatırlatır. Hatırlatılan anket yargı yılı açılışındaki resmi dili boş gösterir.
Ekrem Baki’nin geçmiş parti değişimi kişisel hesaplaşma okumasına malzeme olur. Malzeme olan geçmiş hüküm yerine geçmez. Geçmeyen hüküm kamuoyunda yine de hikâye olur. Hikâye olan geçmiş her gözaltıyı intikam gibi gösterir. Gösterilen intikam hissi mahkeme salonunu ikinci plana atar. Atılan salon kararı da lekelenmiş okutur.
Yargı yılı tokalaşması neden gerilim doğurdu
Yargı yılı açılışında Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu ile tokalaşması CHP içinde ayrı bir tartışma açtı. Bir kesim jesti eski kadroyu meşrulaştırma saydı. Özel jesti saygı diye savundu. Savunulan saygı teşkilatın bir kısmını ikna etmedi. İkna olmayan kısım İmamoğlu ekibiyle gerilim olduğu yorumunu büyüttü. Büyüyen yorum Ahmet Davutoğlu soruşturması kadar spekülatiftir. Spekülatif yorum yine de taban dilini belirler.
Can Atalay ve Osman Kavala kararlarının uygulanmaması yargı yılı konuşmalarını ikiyüzlülük eleştirisine açık hale getirir. Açık hale gelen eleştiri töreni içeriksiz gösterir. İçeriksiz tören yargı güvenindeki düşük oranı açıklar. Açıklanan oran yüzde 20 güven yüzde 80 güvensizlik diye dolaşır. Dolaşan oran her yeni soruşturmayı peşinen şüpheli kılar. Şüpheli kılınan soruşturma beraatle bile onarılmaz.
Gökhan Günaydın’ın bağımsız hareket ettiği yorumu parti içi hizipleşme iddiasını besler. Beslenen iddia muhalefetin kendi gerilimini iktidar dosyasının önüne geçirir. Geçirilen gerilim seçmeni yorar. Yorulan seçmen tokalaşmayı değil ekmek fiyatını sorar. Sorulan fiyat enflasyon başlığına bağlanır. Bağlanan başlık siyaseti mutfağa indirir.
Enflasyon hedefi neden aynı haftada konuşuluyor
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçen yıl sonu için yüzde 20 altı hedefi kamuoyunda hatırlatıldı. Ağustos itibarıyla yıllık enflasyon yüzde 31,51 aylık artış yüzde 1,84 olarak duruyor. Durum çeyrek asır önceki yüzde 31,5 bandına benzerlikle anlatılıyor. Anlatılan benzerlik programın inandırıcılığını zedeler. Zedelenen inandırıcılık Ahmet Davutoğlu soruşturması haberinin gölgesinde kalır. Kalan gölge vatandaşı dosyadan çok raf fiyatına kilitler. Kilitlenen raf yargı cümlesini duymaz.
Hedef tutmayınca politika yokluğu eleştirisi büyür. Büyüyen eleştiri korku ile rıza ayrımını konuşturur. Konuşulan ayrım iktidarın rızadan çok çekinceye yaslandığı iddiasını taşır. Taşınan iddia kanıt değil siyasi okumadır. Siyasi okuma faiz ve kur beklentisini de gerer. Geren beklenti haneyi taksitte vurur. Vurulan hane 7 Eylül açıklamasını bile ikinci haber sayar.
Enflasyon sapması yargı güveni ile aynı sepete girince kurumsal kriz anlatısı doğar. Doğan anlatı abartılı olabilir. Abartılı olsa da hissedilen hayat pahalılığı gerçektir. Gerçek pahalılık seçmeni hukuk tartışmasından koparır. Kopan seçmen sandıkta fiyatı hatırlar. Hatırlanan fiyat her soruşturmanın siyasi maliyetini yükseltir. Yükselen maliyet partileri ihtiyatlı davranmaya zorlar.
Hedef sapması raf fiyatını her günden daha gür konuşturur. Gür konuşan raf yargı yılının resmi cümlelerini bastırır. Bastırılan cümle töreni unutturur. Unutulan tören güven onarımını geciktirir. Geciken onarım bir sonraki dosyayı daha şüpheli kılar. Şüpheli dosya yatırımı da bekletir. Bekleyen yatırım işsizliği konuşturur.
Kurumlar ve seçmen bu dosyadan ne çıkarır
İlk sonuç yargı dilinin sade ve gerekçeli olması gerektiğidir. Gerekçesiz hız spekülasyonu büyütür. Büyüyen spekülasyon beraati bile lekesiz kılmaz. Lekesiz kalmayan karar sonraki dosyayı da kirletir. Kirlenen dosya yatırımcıyı da ürkütür. Ürken sermaye hukuku risk primi sayar. Sayılan prim faizi ve kuru etkiler.
İkinci sonuç muhalefetin jest tartışmasını hizmet diline bağlamasıdır. Bağlanmayan jest tabanı böler. Bölen jest iktidar dosyasının yükünü paylaşır. Paylaşılan yük seçmeni yorar. Yorulan seçmen tokalaşmayı değil fatura fişini konuşur. Konuşulan fiş yerel seçimde oy kaydırır. Kaydırılan oy meclis aritmetiğini sandıkta çözer.
Üçüncü sonuç eski konuşmaların yıllar sonra dosya yapılmasıdır. Yapılan işlem hukuken mümkün olsa da siyasi maliyeti büyüktür. Büyük maliyet partiyi kendi geçmişiyle kavga ettirir. Kavga ettiren geçmiş ittifak kapısını daraltır. Daralan kapı 2027 ve 2028 takvimini belirsizleştirir. Belirsiz takvim yatırımcıyı bekletir. Bekleyen yatırımcı büyümeyi yavaşlatır.
Son söz olarak Ahmet Davutoğlu soruşturması bir kişi meselesi gibi durur oysa ölçü yargının eşit uygulanıp uygulanmadığıdır. Eşit uygulama yoksa her dosya intikam gibi okunur. Okunan intikam 80’lik güvensizlik oranını besler. Beslenen oran tören cümlelerini boşaltır. Boşalan cümle seçmeni rafta ve sandıkta sertleştirir. Sertleşen seçmen hukuku değil kampı dinler. Kampı dinleyen toplum ise ortak dili kaybeder.
